Şehir ve İnsan
Yazar : Yıldız Çetintaş
"Batı sarayları tamamlanmış ve bitmiştir, tek bir tuğla koyamaz ve çıkaramazsınız. Gelişim ve değişime kapalıdır. Güçlü ve aynı tip duvarlar insanı kuşatan saran değil, ezen bir gücü hissettirir."

 

 

 

İnsanoğlu önce gözle görünür olana meyleder, ona inanır, ondan etkilenir. Belli ki bu yüzden en başta, görüp tutabildiği ve hatta yiyebildiği putlara inanmıştır. Okula yeni başlayan çocukların soyut sayıları anlayabilmesi için önce gözüyle görebildiği fasulyelere ihtiyaç duyması gibi. Görünmeyeni görmek, duyulmayanı işitmek, bilinmeyeni hissetmek daha gelişmiş bir idrakin sonucu olsa gerek. Pusulamızı böyle belirleyerek şimdi yaşadığımız kentlere buradan bakmaya çalışalım.

 

Akıl kıyasla işler, bu sebeple kendi şehir medeniyetimizi çözebilmemizin bir yolu da farklı medeniyetlere bakmaktır. Örneğin batı şehirlerinin bizleri ilk bakışta etkileyen taraflarından biri, düzenli ve planlı halleridir. Adeta cetvelle çizilmiş caddeler, buna eşlik eden ihtişamlı saraylar, yüzlerce yıldır ayakta güçlü eski binalar vs... Merkezimizi (ya da normal olanı) batıya koyarsak, karmaşık sokaklarımızı, son derece mütevazı Topkapı sarayını, bir türlü sahip olamadığımız yıllanmış binaların sebebini asla anlayamayız.  Osmanlı Medeniyetinin ve onun beslendiği kaynak olan İslamiyet’le sırlı cevapları var. Bir çırpıda anlaşılmaya izin vermeyen derin bir idrak istiyor hepsi. Ya da biz kendimize biraz uzak kaldık, üstümüzdeki toprağı attıkça hatırlayacağız diyelim.

 

  İslam ve Osmanlı medeniyetlerinin hareket noktası insandır. Merkezi insandır. Aslolan onun refah ve mutluluğudur. Bunun yolu da onun yaratıcısıyla olan ilişkisinden geçer. Bu yüzden meydanlardaki çeşmeler insanların hayır duası almak için akıtılır, hatta kedi, köpek ve kuşlarda sebeplenir. Geriye kalanla da bitkilerin ve toprağın hakkıdır. Batıdaki örneklerinde ise seyirlik bir havuz ve fıskiyelerine şahit oluruz. Bizim medeniyetimizde saray, halka memur olan insanların hizmet için bulunduğu yerdir. Farklı formlardaki binaları ile hareketli ve dinamik bir yapısı vardır. Genişleyerek büyür. Her padişah dönemin ihtiyacına göre eklemeler yapabilirdi. Batı sarayları tamamlanmış ve bitmiştir, tek bir tuğla koyamaz ve çıkaramazsınız. Gelişim ve değişime kapalıdır. Güçlü ve aynı tip duvarlar insanı kuşatan saran değil, ezen bir gücü hissettirir. Osmanlı döneminden kalma çok fazla eski binaya rastlayamıyoruz memleketimizde. Vakıf ve devlet binaları dışındaki binalar, kalıcı olmayan ahşap malzemeden yapılırdı. Bu durum, baki olanın yalnız Allah olduğunun, insanın bu dünyada geçici olduğu anlayışının bir sonucu idi. Devlet ise Yaradan’ın adalet ve hükmünü yeryüzünde sürdürmesinin bir vasıtası olduğu için kalıcı malzemelerle imar edilirdi. İnsan cami gibi olmalı idi bu anlayışta, dışı sade, içi alabildiğine zengin. Camideki desenlerinde bir başlangıç ve son bulunmaması, insanın Rabb’i ile bağının, görünür olan kısmı gibiydi.

 

  Ama en kıymetlisi de, şehirlerin imar edilmesinden daha önemli olan, insanların mamur edilmesinde gösterilen gayret idi. Çünkü âlemin gözbebeği o idi, İNSAN.

 

  Tüm bu örnekleri çokça çeşitlendirebiliriz elbette. Belki sadece Kâbe’ye bakmak bile yetecek. Müslümanların en kutsal yapısı olan Kâbe dört duvardan ibaret, dünyanın en sade duruşudur. Fazlalıklarından kurtulan, hakikate en yakın olandır. Kendimizi, içine doğduğumuz medeniyeti anlamaya tanımaya çalışmak ya da zaten bildiğimizi hatırlamak gerek. Bir mutasavvıfın dediği gibi çünkü “ne kadar bilirsek o kadar severiz.” Parçası olduğumuz bu kültürü sevmek ondan ayrı olmayan kendimizi de tanımak ve sevmenin bir yolu aslında.

 

Bu yazı Bilge Mimar Turgut Cansever'in yazılarından mülhemdir.

Yıldız Çetintaş

Tarih Öğretmeni

                                                                                                 

İlgili Görseller
Editör Bilgileri
Editör : Şeyma Öztürk
Branş : İHL Meslek Dersleri
Okul Bilgileri
Okul Adı : İstanbul Ümraniye Şehit Erol Olçok Kız Anadolu İmam Hatip Lisesi
İl : İstanbul
İlçe : Ümraniye
Adres : Fatih Sultan Mehmet Mahallesi, Yeşil Vadi Konakları No: 4, 34771 Ümraniye/İstanbul